| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 05.2009 Other entries in 2009-05 resimler, videolar

Sevgililer Günü

SEVGİLİLER GÜNÜ
 
Sevgililer günü tarihçesi ve onun koruyucu meleği hakkında çok az şey bilinse de bu günün hem Hristiyanlarda hem de Antik Romada izini sürmek gerekiyor. Katolik kilisesine göre aynı zamanda hem şehit hem de ismi Valentine veya Valentinus olan üç aziz bulunuyor.

Bir efsaneye göre Valentine Roma’da üçüncü yüzyılda rahiptir. O dönemin İmparatoru II. Claudius bekar erkeklerin, evli ve çocuk sahibi olanlara göre daha iyi bir savaşçı olduğuna karar vererek potansiyel asker olabilecek genç erkeklere evliliği yasakladı.

Valentine, durumun adaletsizlik olduğunu düşünerek Cladius’a karşı koydu ve genç sevgilileri gizlice evlendirmeye devam etti. Ancak durum öğrenilince Cladius tarafından ölüm emri verildi.
Diğer hikayeler Valentine’in Roma hapishanesinde çok zulüm gören Hristiyanların kaçmasına yardım ettiğini anlatmaktadır.

Diğer bir efsaneye göre Valentine, sevgilisine ilk aşk mesajı gönderen kişidir. Hapishanedeyken Valentine genç bir kıza aşık olur, bu kızın gardiyanın kızı olduğu tahmin edilmektedir ve hapishane dönemi boyunca onu ziyaret etmiştir. Ölümünden önce genç kıza yazdığı mektubu “Valentine’inden” diye imzalar.

Valentine hakkındaki efsanelerin doğruluğu belirsiz olsa da o hep sempatik, kahraman ve romantik bir kişilik olarak anılmıştır. Orta çağda Valentine İngiltere ve Fransa da çok popüler bir azizdir.

Sevgililer günü Valentine’in ölüm yıldönümü olarak Şubat ortasında kutlanmaktadır, bazıları ise bu günde kutlanmasının nedeninin aynı tarihte kutlanan Pagan Lupercalia gününün kilise tarafından hristiyanlaştırılmaya çabası olarak değerlendirilmektedir. Antik Roma''da 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus''un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı. Evler temizlenerek, tuz ve tahıl serpilir. Bu günde, Lupercus''un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus''u simgeleyerek, Roma sokaklarında koşturup, karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı.

Günün ilerleyen saatlerinde şehirdeki genç kadınlar isimlerini yazarak büyük ayaklı kupaya atarlar. Şehrin bekar erkekleri kupadan çektikleri kadınlarla yıl boyunca beraber olurlar, bu durum genellikle evlilikle sonuçlanmaktaydı. Pap Gelasius milattan sonra 498 yılında Romalıların bu piyango sistemini yasadışı ve Hristiyanlığa ayrıkı olarak değerlendirdi.

Orta çağda İngiltere ve Fransa da 14 Şubat ’ın kuşların çiftleşme günü olduğuna inanıldığından bu günün romantizmle ilgili olması gerektiği düşüncesi hakimdi.

İngiltere’de sevgililer günü 17. Yüzyılda popülerlik kazandı. 18. Yüzyılın ortalarında Sevgililer günü, arkadaşlar ve sevgililer için iyi dilekler ve elle yazılan mesajlar ile kutlandı. Sonrasında ise tebrik kartları popülerlik kazandı.

Günümüzde Sevgililer Günü, bazı toplumlarda sevgililerin birbirine hediyeler verdiği, kartlar gönderdiği özel bir gün olarak devam etmektedir. Tahminlere göre 14 Şubat günü, tüm dünyada 1 milyar civarında kart gönderilmektedir. Bunun yanı sıra hediye alımlarından kaynaklı piyasada satışlar artmaktadır. Valentine kelimesi batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kulllanılır.

BİKİNİNİN KISA TARİHÇESİ

Yaz geliyor. Plajlar renklenecek. Plajlarda bikinili kadınlar boy göstermeye başlayacak. Bikininin sahillerin vazgeçilmez parçası olduğu günümüzde, işte size bikininin kısa bir tarihçesi...
Bikini 1946 yılında ortaya çıktığında aslında kadınlar tarafından ilk bu tarihte kullanılmaya başlanmamıştı. Umuma açık yerlerde bikinin ilk ortaya çıkışı dördüncü yüzyıla dayanıyor.

Eski Roma’da jimnastik ve spor yapan kadınlar alt ve üst olarak iki parçadan oluşan bikini modeli bir kıyafet giyiyorlardı. Hatta ayak bileklerine de halhal takıp kendilerine aktif kadın imajı yaratıyorlardı. Bugün de plajlara baktığımızda aynı modeli görmek mümkün...Bikini Eski Roma’da olduğu gibi bugün de modern kadının simgesi olarak önümüze çıkıyor...
20. yüzyılın ilk zamanlarında dünyanın hemen hemen her yerinde bikini veya benzeri kıyafetlerin giyilmesi düşünülemezdi bile.

Kadın yüzücüler plajlarda kendilerini gizleyebilmek için sıradışı uzunluktaki giyimleri tercih ediyorlardı. Katlı deniz kıyafetleri o dönemde revaçtaydı. Toplumların daha kapalı ve muhafazakar süreçler içinde yaşıyor olması kadınların da umuma açık yerlerde kapanmasına yol açtı. Fotoğrafta da görüldüğü gibi kadınlar plajlarda değil daha arka planda at arabalarının üstünde zamanlarını geçirirken erkekler ön planda yer.
20. yüzyılın ilerleyen dönemlerinde kapalı tarzdaki deniz kıyafetleri yerini daha modern ve kadın vücudunu ortaya çıkaran bugün ‘mayo’ olarak tabir ettiğimiz modele bıraktı. Fakat yine de kadın vücudunun büyük bölümünü kapatan bir modeldi.

Fotağraftaki Avustralyalı kadın yüzücü ve sessiz sinema oyuncusu Annette Kellerman ilk defa Boston’daki Revere Plajı’nda bu kıyafetle görüldü ve kadınların yüzme tarihinde yeni bir adım daha atılmış oldu.
Ardından iki parçalı kadın mayosu dönemi geldi. Kalçayı ve göbek çukurunu tamamen kapatan bu yeni modelin üstü de şimdiki bikiniler gibi açık değildi elbette. Fakat eskiye göre yine de oldukça cüretkar bir giyim şekliydi.

Dönemin ünlü starları Ava Gardner, Rita Hayworth ve Lana Turner gibi isimler iki parçadan oluşan bu kıyafeti tercih ediyorlardı. Fotoğrafta Ava Gardner’ın 1941 vyılında çekilmiş görüntüsünü izliyoruz...

Kelly Killoren’in ‘The Bikini Book’ isimli kitabında çekici kadınların adeta atom gibi aktif bir görünüme bürünmekte geç kalmadıkları anlatılıyor. 1946 yılında Fransız Jacques Heim bugün bildiğimiz anlamda ilk bikini tasarımını yaptı. Adına da ‘atome’ dedi.

Ardından Louis Reard, ABD’de ‘atome’ un teste çıkmasından 5 gün sonra yeni bir tasarımla ortaya çıktı. Adını da ‘le bikini’ koydu. Böylece bugünkü bikininin ilk olrtaya çıkışı gerçekleşti.
‘Le Bikini’ nin dünya geneline yayılması da devamında geldi. Fotoğrafçı Micheline Bernardini’nin çektiği fotoğraf dünya geneline yayıldı. Reklam kampanyalarında ve afişlerde de bolca bikinili kadın figürü kullanılmaya başlandı. Yandaki afiş 1947’de ‘My Favorite Brunette’ isimli filmin afişi. İlerleyen dönemde Time dergisi de konuyu kapağına taşıdı.

Bu fotoğraf 1953’te Cannes Film Festivali’nde çekildi. Brigitte Bardot ‘un festival sırasında çekilmiş bu görüntüsü oldukça olay oldu. Bu fotoğraf Fransız Riviera’sında bikini kullanımını patlattı. Artık dünya hiç sonu gelmeyecek bikinili kadın modelini benimsedi...

Yaklaşık üç yaz sonra artık tüm starlar sahillerde bikiniyle boy göstermeye başladı. Artık geçiş süreci atlatılmıştı. Kadınlar plajlarda tüm hatlarını ortaya çıkaran bikinilerle rahatça koşabiliyorlardı.
Bikini daha sonra her yerde bulunan hatta sokaklarda satılan bir obje haline geldi. Yeni tasarımsal modeller yaratıldı. Artık modanın bir parçası oldu.
Bikini artık seksiliğin bir simgesi. Kadınlar 1970’li yıllardan sonra bikini uğruna ince belli ve göbeksiz olmaya özen göstermeye başladı. Cheryl Tiegs’in objektifinden Everett Koleksiyonu fotoğrafta görülüyor. İşte yeni ideal kadın modeli...

Bugün artık bikini modeli daha da seksi bir hal aldı. Tanga bikiniler karşınızda. Tanga ilk olarak 1970 yılında Brezilya’da ortaya çıktı. O günden bugüne artık dünya genelinde hatta Türkiye’de tüm plajlarda görebiliyoruz. Latin esintisinin tüm dünyaya yayılması tanga sayesinde gerçekleşti...

İç çamaşırını andıran tangalar artık her yerde karşımızda. Dergi kapaklarında, televizyonda, plajlarda, moda defilelerinde açıkçası heryerde.... Erkekleri eskisi kadar şok etmese de yine de büyük heyecan uyandırıyor....

BİKİNİ ve MAYO KULLANIMI

PÜF NOKTALARI

 - Mayonuzu güneş yağı, her tür nemlendirici ve güneş kreminden uzak tutunuz.

- İnce taneli kum, mayo kumaşının elastiki dokusuna girerek yıpranmasına sebep olur.

- Fosforlu renkler, güneş ışığı ile temas halinde, az kullanılsa dahi solabilir.

- Mayonuzu sert ve pütürlü yüzeylerle temas etmesinden, sivri ve keskin yüzeylere takılmasından koruyunuz.

- Mayonuzu asla otomatik çamaşır makinesinde yıkamayınız veya kurutma makinesinde kurutmayınız. Elde yıkayınız ve tersinden sererek, gölgede kurutunuz.

- Mayonuzu ıslak bekletmeyiniz. Deniz veya havuz suyunun mayonuzun üzerinde kurumasına izin vermeyiniz. Mümkünse her kullanımdan sonra mayonuzu değiştiriniz.

- Mayonuzu her kullanımdan sonra ılık, sabunlu suyla yıkayınız. Asla deniz veya havuz suyuyla ve nemli bırakmayınız.
- Mayonuzu ütülemeyiniz.

Gelinlik İçin Ayakkabı Seçerken

Gelinliğinizi tamamlayan en önemli unsur. Ayakkabınız...
Ayakkabıların rahatlığı da şıklıkları ve gelinliğe uyumları kadar önemli bir diğer konu  
Gelinliğinizi ve aksesuarlarını seçerken sizi doğru yönlendirecek, moda tasarımcısına yada en iyi güvendiğiniz arkadaşınıza danışmanızda, günün trendlerine ve modasınıda dikkate almanızda büyük fayda var.
Gelinliğinizin altına giyeceğiniz ayakkabınızı arama işi, evlenmekten vazgeçirecek kadar sıkıcı, zor ve uzundur. 

Ayakkabınız ne kadar rahat  ve yumuşaksa düğün günü o kadar rahat edersiniz. Bunun için düğünden önce mutlaka ayakkabınızı giyip bir süre onunla evde yürümek ve yumuşatmak iyidir. 

Beyaz, krem ve lame tonlarda seçilebilen gelin ayakkabılarını seçerken çok uç modeller olmamasına özenin normal bir kıyafetin altına gidecek şık modeller sizi tek giyimlik ayakkabıdan kurtarır.

İşte öneriler:

- Ayakkabınız deri ise ve ayağınızı vuruyorsa düğünden 1 gece önce ıslak bir bezi ayakkabınızın üzerine örtün sabaha kadar deri yumuşayacaktır. 

- Burnu ve arkası açık ayakkabı tercih edecekseniz yanınıza yedek çorap almanız gerekecektir unutmayın. 


- Sırtı sert ayakkabılar tercih etmeyin bu tip ayakkabılar çabucak ayağınızı vurabilir ve kolay yumuşamazlar. 


- Biraz yüksek topuklu bir ayakkabınız varsa her ihtimale karşı yanınıza yedek bir ayakkabıyı almayı unutmayın düğünde ne olur ne olmaz. 


- Eğer yılan derisi gibi dokulu modeller tercih ediyorsanız ayakkabınızın eşinizin ayakkabısıyla da uyumlu olması için alışverişe birlikte çıkın. 

- Gelinlik boyuna ve ayakkabı uyumuna dikkat edin, eteğinizin boyu önden biraz kısa olmalı ki yürürken basmanızı engellesin.

- Yanınızda bir çift ayakkabı ve çorap yedek götürün, kötü sürprizlere hazırlıklı olmanızı sağlar.